Çocuk hazır olduğunda değil, ortam hazır olduğunda gelişir.

Eğitim Programı

Orman Anaokulu’nun eğitim programı, çocuğun doğayla bağ kurmasını, duygularını özgürce ifade etmesini ve kendi ritmiyle gelişmesini merkeze alır. Her gün açık alanda geçirilen zaman; bedensel hareket, duyusal deneyim, keşif ve oyunla öğrenmeyi destekleyen güçlü bir temel sunar. Orman Okulu yaklaşımımız, eğitimi dört duvarla sınırlamadan, doğayı aktif bir öğrenme alanı olarak kabul eder. Günlük akışlarımızda ritüeller, çember zamanları, yürüyüşler ve doğa gözlemleri, çocuklara güvenli ve öngörülebilir bir yapı sunarken; aynı zamanda sezgisel, duyusal ve sosyal becerilerini destekler. OOES (Orman Okulu Eğitim Seti) ile her yaş grubu için özel olarak yapılandırılmış temalar aracılığıyla düşünsel, duygusal ve doğa temelli öğrenme bir arada sunulur. Ses ve ritim çalışmaları, çocukların dil gelişimini, duygusal ifadelerini ve grup içi iletişimlerini güçlendirirken; yaratıcı sanat, felsefe, ekoloji, spor gibi branş dersleri de bu yapıyı derinleştirir. Eğitim anlayışımızda oyun, sadece bir etkinlik değil; çocuğun dünyayı anlamlandırdığı bir dildir. Sanat, deney, sohbet, gözlem, sessizlik ve hareket birbirine geçerek bütüncül bir gelişim alanı oluşturur. Biz burada yalnızca bilgi vermiyoruz; çocuklara kendilerini tanımaları, doğayla bağ kurmaları ve hayata kök salmaları için alan açıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, gerçek öğrenme hazır bilgiyle değil; ilişkiyle, deneyimle ve bağla gerçekleşir.

Günlük Akışımız

  • 09:00 Kahvaltı
  • 09:30 Çember Zamanı
  • 10:00 Öğrenme Atölyesi (MEB)
  • 11:00 Öğrenme Atölyesi (Açık Alan)
  • 12:00 Öğlen Yemeği
  • 13:00 Dinlenme Zamanı
  • 14:00 Branş Dersleri
  • 14:45 Branş Dersleri
  • 15:30 İkindi Kahvaltısı
  • 16:00 Açık Alan Park

Branş Atölyeleri

Orman Anaokulu’nda her çocuğun kendi potansiyelini keşfetmesi ve ifade etmesi için farklı branş derslerine yer veriyoruz. Branş derslerimiz; çocukların bedensel, sanatsal ve duygusal gelişimini destekleyen, yapılandırılmış ama esnek içeriklerle sunulur. Her ders, doğayla ve oyunla iç içe planlanır. Öğrenme süreci kalıplara değil; harekete, katılıma ve çocuğun ritmine dayanır.

Okulumuzda İngilizce, günlük yaşamın doğal akışı içinde çocuklara sunulur. Oyunlar, şarkılar, doğa etkinlikleri ve etkileşimli konuşmalar yoluyla dil, ezberlenmeden; anlamla, duyguyla ve deneyimle öğrenilir.

Çocukların kendi ritminde maruz kaldığı bu yaklaşım, dil öğrenimini baskı değil keyif haline getirir.

Yaratıcı drama ile çocuklar oyun yoluyla kendilerini, duygularını ve başkalarının bakış açılarını deneyimlerler. Masallarla, doğa hikâyeleriyle ya da günlük yaşamdan kesitlerle yapılan canlandırmalar, empati becerisini ve kendini ifade yeteneğini güçlendirir.

Aynı zamanda grup içinde iletişim, sıra bekleme, sahnede olma ve özgüven gibi sosyal beceriler desteklenir.

Jimnastik ve hareket derslerimiz çocukların bedenlerini tanımalarını, sınırlarını fark etmelerini ve motor becerilerini geliştirmelerini hedefler. Denge, esneklik, koordinasyon gibi temel fiziksel gelişim alanları keyifli oyunlarla desteklenir.

Ayrıca çocukların özgüven kazandığı, başarının sadece sonuca değil sürece bağlı olduğunu öğrendiği bir alandır.

Görsel sanatlar derslerimizde çocuklar sadece doğal malzemelerle değil; boya, pastel, karakalem, sulu boya, kolaj gibi çok çeşitli tekniklerle tanışırlar. Sanat bizim için bir ifade biçimidir; çocuk iç dünyasını, hayal gücünü ve gözlem becerisini özgürce yansıtır.

Bu derslerde süreç üründen daha değerlidir; amaç çocukların üretirken keyif alması, denemekten korkmaması ve kendi sanat dilini keşfetmesidir.

Müzik derslerimizde çocuklar sadece şarkı söylemez; ritim tutar, sesleri keşfeder ve duygularını müzik yoluyla ifade etmeyi öğrenir. Doğadaki seslerden, kuş ötüşlerinden, yağmurun tınısından ilham alan bu derslerde çocuklar hem kulaklarını hem kalplerini eğitirler. Farklı enstrümanlarla tanışır, bedenlerini enstrüman gibi kullanmayı deneyimlerler. Müzik bizde sadece bir etkinlik değil; dil gelişiminden sosyal becerilere, özgüvenden duygu regülasyonuna kadar birçok alanı destekleyen bir gelişim aracıdır.

P4C (Philosophy for Children) yaklaşımı ile çocuklar düşünmeyi öğrenir; ama daha önemlisi düşüncelerini paylaşmayı, başkasının fikrine saygı duymayı ve sorgulamayı keşfederler.

Bir hikâye ya da nesne üzerinden yürütülen felsefe oturumlarında, çocuklar “Sen ne düşünüyorsun?” sorusunu duymaya ve cevaplamaya başlar. Bu da eleştirel düşünme, içsel farkındalık ve soru sorma becerisini geliştirir.

Günlük yaşamda saygı, nezaket ve görgü kuralları çocuklara ezberle değil; deneyimle öğretilir. Sırayla konuşmak, teşekkür etmek, sofraya oturmak, birini dinlemek gibi davranışlar sınıfta doğal akış içinde pekiştirilir.

Bu ders, karakter gelişiminin temel taşlarından biridir ve çocukların sosyal ortamlarda kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlar.

Ekoloji dersimiz çocuklara doğayı sadece sevmeyi değil, anlamayı da öğretir. Kompost yapımı, geri dönüşüm, doğal döngüler, mevsimler ve canlılar dünyası gibi konular çocuklara yaşayarak aktarılır.

Çocuklar bu derste doğayla ilişkilerini sadece duygusal değil; bilimsel ve etik temellerle geliştirirler.

Anaokulumuzda tüm aktivite ve etkinlikler bu becerileri destekleyici nitelikte programlanmaktadır.

21.yüzyıl becerileri genel olarak, öğrencilerin bilgi çağında başarılı olabilmeleri için geliştirmeleri gereken üst düzey becerileri ve öğrenme eğilimlerini ifade eder.

İşte bu yetkinliklerin bir çoğu orman süreçlerindeki pedagojik yaklaşım ve doğa koşullarının değişkenliği ile birlikte çocuklarımıza kazandırılmaktadır.

Hemde kalıcı ve keyifli bir yolculukla.

  • Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme
  • Yaratıcılık ve Yenilikçilik
  • İşbirliği Yapma
  • İletişim Kurma
  • Bilgi Okuryazarlığı
  • Medya Okuryazarlığı
  • Bilgi Teknolojileri Okuryazarlığı
  • Esneklik ve Uyumluluk
  • Girişimcilik ve Öz-Yönetim
  • Toplumsal ve Kültürlerarası Etkileşim
  • Yaratıcılık ve Güvenilirlik
  • Liderlik ve Sorumluluk